Basın

Prof. Dr. Yusuf Kalko

BUERGER HASTASI ŞİFAYI TÜRKİYE’DE BULDU…

Ülke ülke gezdi hastalığına çareyi Türkiye’de buldu. Türk profesörün yaptığı “Hibrit Yöntem” ile Suriyeli Muhammed’in ayağı kesilmekten kurtuldu. Buerger hastaları için geliştirilen yöntemle hastalık gerileyebiliyor ya da uygun hastalarda uzuv kayıplarının önüne geçebiliyor.  

Buerger hastalığı ile mücadele eden Suriyeli Muhammed Bakour dayanılmaz acılarına çare bulabilmek için ülke ülke gezdi. En son gittiği Suudi Arabistan’da doktorlar ameliyat şansının olmadığını ve ayağını kaybedebileceğini söylediler. Yakınları aracılığı ile Prof. Dr. Yusuf Kalko’ya ulaşan Muhammed Bakour başarılı bir operasyonun ardından İstanbul’da sağlığına kavuştu. Dayanılmaz acılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşayan genç adam,”Buerger hastalığı nedeni ile çektiğim acıları tarif etmem mümkün değil. Çok ülke gezdik ama hiç bir yerden yüzümüzü güldürecek bir yanıt alamadık. En son gittiğim Suudi Arabistan’da tedavi şansımın olmadığı söylendi. Son umudumuz olan Prof. Kalko İstanbul’da benim mucizem oldu. Kimsenin yapılamaz dediği ameliyatı yaptı ve ben sağlığıma kavuştum. Acılarım dindi ayağım kurtuldu. Mutluluğumu tarif edemem. Allah ondan razı olsun.”dedi.

 

Sigara kullanımına yeniden başlanması ile nüks eder.

Buerger hastalığı ile ilgili Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko ise şu bilgileri paylaştı.

”Buerger hastalığı orta ve küçük çaplı atar ve toplar damarların sigaraya bağlı olarak tıkanması ile oluşan ciddi bir rahatsızlıktır. Damarlar iltihaplı bir pıhtı ile tıkanır ve parmaklara giden kan akımı azalır. Bu damar sorunu, sigara hayatınızda var olduğu sürece devam eder. Zamanla parmaklarınızı, ellerini, ayaklarınızı, bacaklarınızı etkisi altına alır ve iyileşmeyen yaralar oluşur. Enfeksiyona bağlı bu derin yaralar eğer sigara bırakılmazsa zamanla kangrene dönüşür ve uzuv kaybına neden olur. Hastaların dörtte birinden fazlasında ise ayak ya da bacaklar kesilme aşamasına gelir. Buerger hastalığı genellikle 20 – 40 yaş arasında kendini gösteriyor. Ancak günümüzde ne yazık ki, 16-17 yaşlara kadar indiğini görüyoruz. Genelde erkek hastalığı olarak bildiğimiz bu rahatsızlığı son yıllarda kadınlarda da görmeye başladık. Buerger hastalığı sigara kullanımına bağlı gelişiyor. Ancak kapalı ortamda yoğun sigara dumanına maruz kalan ve pasif içici olarak adlandırdığımız kişiler de tehlike altında. Çünkü bu rahatsızlık aslında bir sigara alerjisi… Herkeste görülmez ancak alerjik yatkınlığınız varsa sigara kullanmasanız bile, yanınızda içilen sigaranın dumanı sizi etkiler ve rahatsızlığı ortaya çıkarır. Bu hastalıktan korunmak veya kurtulmak için sigaradan ve sigara dumanına maruz kalmaktan tamamen uzak durmak gerekir. Çünkü 30 yıl sonra ya da 50 yıl sonra eski alışkanlığınıza geri dönerseniz eski hastalığınız da size geri döner.” dedi.

Ameliyat şansı olmayan hastaların yüzünü güldüren tedavi “Hibrit Yöntemler”

Buerger tedavisinde uyguladıkları yeni tekniklerle uygun hastalarda çok başarılı sonuçlar aldıklarını ifade eden Prof. Kalko,”Buerger hastalarında tedavinin en önemli adımı sigarayı bırakmaktır. Sigaradan uzak durulmazsa yapılan diğer tedavilerin de faydası olmaz. Medikal tedavilerde kesin olarak iyileşme şansları yoktur. Sigarayı bırakan kişilerde amputasyon (doku ve uzvun kesilmesi) riski oldukça düşüktür. Sigara bırakılmadığında ise yaralar geçmez, tekrar açılır ve çok sayıda amputasyon gerekebilir. Bu hastalığa sahip çok az sayıda hastada damarlar bypass cerrahisi için uygundur. Fakat çok sayıda hastada, hastalık tedavilere cevap vermez ve uzvun kesilmesine karar verilir. Biz damar hastalıklarında uyguladığımız Minimal İnvaziv Damar Cerrahisi yöntemini, uygun Buerger hastalarına da uyguluyoruz. Lokal anestezi ve minik kesilerle problemli bölgeye müdahale ederek bypass yapıyoruz. Bazı hastalarda bir miktar uzuv kaybı olabiliyor ama ayağı kurtarabiliyoruz bu da hasta açısından çok önemli. Yeni uyguladığımız bir diğer teknik de Hibrit Yöntemler. Hibrit yöntemleri biz şah damarı hastalıklarında ve bacak damarı tıkanıklıklarında aktif bir şekilde kullanıyoruz. Aynı anda hem açık cerrahi, hem anjiyo ve balon uygulamaları ile stent uygulamalarını yapma şansı doğuruyor bize bu teknik. Dolayısı ile daha önce ameliyat şansı verilmeyen birçok hasta bundan artık faydalanabiliyor. Hibrit yöntemleri Buerger hastalarına da uygulamaya başladık. Ana damarı tıkalı olan her Buerger hastasına uygulanabiliyor. Diz, kasık, diz üstü, diz altı bölgesi tıkalı olan ve hiç kan akımı olmayan hastada bunu uygulayabiliyoruz. Buerger hastalarının damarlarını tıkayan iltihap oldukça yumuşak ve mukus kıvamında olduğu için bu damarın standart yöntemlerle temizlenmesi çok zordur. Biz geliştirdiğimiz teknikle önce 20-30 santimlik bölgeden solucan gibi olan o plağı koparmadan çekip alabiliyorsun. Sadece çıkarmak yetmiyor bu plağı aynı zamanda diz bölgesinden bir de anjiyo aleti ile giriyoruz ve ince bir tel yardımı ile küçük balonlar yaparak ayağa kadar damarını açabiliyoruz. Sonra da hem yukarı hem aşağıyı açtığımız için damarı getiriyoruz ve uç uca dikiyoruz. İki borunun birleştirilmesi gibi düşünün. Ve devamlılık sağlanıyor. Çok ciddi istirahat ağrıları olan hastalar ameliyattan hemen sonra rahatlıyor en önemlisi de uzuv kayıplarının önüne geçilmiş oluyor. Bu sayede ameliyat şansı verilmeyen birçok hastaya ameliyat şansı doğuyor. Uyguladığımız teknikte aynı anda hem açık hem kapalı yöntemler kullanıldığı için işlem süresi 1-2 saat arasında değişiyor. Belden uyuşturarak yapılıyor. Ameliyat sonrası hastaların kesinlikle sigaradan uzak durması gerekir ve ömür boyu kan sulandırıcı kullanmaları gerekir. ” şeklinde konuştu.

‘Ameliyat için sıra al bacakların kesilecek’ dediler ‘Hibrit’le kurtuldu

Damar tıkanma hastalığı Buerger teşhisi konulan Tıknazoğlu’na kan dolaşımı olmayan bacaklarının kesileceği söylendi. Ancak Prof. Kalko’nun uyguladığı hibrit yöntemiyle damarlar temizlenince kangren tehlikesi yok oldu.

Bacakların kesilecek denilen Buerger hastası Kamil Tıknazoğlu, sağlığına kavuştu. Kangren nedeniyle Tıknazoğlu’nun her iki bacağında kan dolaşımı yoktu. Bacakları siyahlaştığı için birçok hastaneye gidip çare arayan Tıknazoğlu’na her defasında “Bacaklarının kesilmesi lazım” dendi. Hastalığı nedeniyle çalışamıyor, evde 2.5 yaşındaki kızının bakımıyla ilgileniyordu. Eşi Sibel Tıknazoğlu ise evin geçimini sağlıyordu. Hastalık çok ilerleyince gittikleri hastanede eşine “Ameliyat için sıra alın, kesilmesi lazım” denilince dünyası kararan Sibel Tıknazoğlu, iş yerinde arkadaşlarından destek istedi.

Arkadaşlarından gördüğü destekle hemen eşi için Prof. Dr. Yusuf Kalko’dan randevu alındı. Tıknazoğlu’nu muayene eden Kalko, “Hibrit yöntemi ile bu bacakları ve ayakları kurtarabiliriz” dedi. Hastaya aynı anda açık ve kapalı ameliyat yöntemi uygulandı. Önce küçük kesilerle tıkanan damarları temizlendi. Ardından kasıktan anjiyo yapılarak, balonla her iki bacağın tıkanan damarları açıldı. Ameliyattan sonra da bir mucize gerçekleşti. Siyah olan bacak, her geçen gün normal rengini almaya başladı.

Tıknazoğlu, “Yaşadıklarım bir mucize. Her gün çocuğuma bakıp ağlıyordum. Hastalığımdan dolayı onun okula gideceğini göremeyebilirdim. Eşim çalıştığı için kızıma ben bakıyordum. Hastalığım ilerledi. Sonra br mucize oldu. Eşimin çalıştığı şirketten bir doktor önerdiler. Muayene etti beni. Sonra ‘Bacaklarını kurtarabiliriz’ dedi. İnanamadım bu sözlere. Ameliyat etti. Bacaklarım kurtuldu. Şimdi mutluluktan ağlıyorum. Bacağımın kesilmesini beklerken, böyle bir mucize olması bana ikinci bir şans. Artık sigara ağzıma sürmem. Bundan sonra eşim ve kızım için dört elle hayata sarılacağım” diyerek mutluluğunu ifade etti.

KÜÇÜK KESİKLER AÇARAK TEMİZLEDİK
Prof. Dr. Yusuf Kalko: Hibrit yöntemlerini biz şah damarı hastalıklarında ve bacak damarı tıkanıklıklarında aktif bir şekilde kullanıyoruz. Aynı anda hem açık cerrahi hem anjiyo ve balon uygulamaları ile stent uygulamalarını yapma şansı doğuruyor bize bu teknik. Dolayısıyla daha önce ameliyat şansı verilmeyen birçok hasta bundan artık faydalanabiliyor. Hibrit yöntemleri Buerger hastalarına da uygulamaya başladık. Ana damarı tıkalı olan her Buerger hastasına uygulanabiliyor. Diz, kasık, diz üstü, diz altı bölgesi tıkalı olan ve hiç kan akımı olmayan hastada bunu uygulayabiliyoruz. Buerger hastalarının damarlarını tıkayan iltihap oldukça yumuşak ve mukus kıvamında olduğu için bu damarın standart yöntemlerle temizlenmesi çok zordur. Geliştirdiğimiz teknikle önce 20-30 santimlik bölgeden solucan gibi olan o plağı koparmadan çekip alabiliyorsun. Sadece çıkarmak yetmiyor bu plağı aynı zamanda diz bölgesinden bir de anjiyo aleti ile giriyoruz ve ince bir tel yardımı ile küçük balonlar yaparak ayağa kadar damarını açabiliyoruz. Sonra da hem yukarı hem aşağıyı açtığımız için damarı getiriyoruz ve uç uca dikiyoruz. İki borunun birleştirilmesi gibi düşünün. Aynı zamanda devamlılık sağlanıyor. Çok ciddi istirahat ağrıları olan hastalar ameliyattan hemen sonra rahatlıyor en önemlisi de uzuv kayıplarının önüne geçilmiş oluyor.

Prof. Yusuf Kalko: Türkiye sağlık turizminde dünyada 1 numara olacak

Koronavirüs sürecinde yaşanan ekonomik dalgalanmalar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli günden maddeleri arasında yer alıyor. Kalp Ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko katıldığı bir televizyon programında iddialı açıklamalarda bulundu. Normalleşme süreci ile beraber Türkiye’nin sağlık turizmine ağırlık vermesi gerektiğine vurgu yapan Kalko:”Türkiye sağlık turizminde dünyada bir numara olacak.” dedi.

Koronavirüs ile mücadelede Türkiye’nin sağlıkta çizdiği başarılı grafiğin uluslararası arenada ilgi çektiğine dikkat çeken Kalko bunun sağlık turizmi açısından büyük bir fırsat olduğunun altını çizdi. Kalko:” Türkiye sağlık turizminde dünyada bir numara olacak. Yeter ki bu fırsatı çok iyi kullanalım. Turizm Türkiye’nin olmazsa olmazı. Avrupa’nın en büyük turizm ülkeleri olan İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan Corona ile mücadelede çok zor bir süreç yaşadılar ve turizmde ciddi bir gerileme sürecindeler. Uzun bir süre de kendilerine gelemeyebilirler. Bizim doğamız var, tarihimiz var, iklimimiz var ve hastanelerimiz var. Tatil bölgelerinde oteller reklamlarını yaparken afişlerine şehir hastanelerini ya da bulundukları bölgedeki özel hastanelerin görsellerine de yer vererek sağlık turizmine destek olabilirler. İddia ediyorum dünyada kişisel turizm değişecek. İnsanlar gittikleri yerlerin doğası, tarihi güzellikleri dışında artık sağlık açısından donanımına da bakacak. 50 yaş üzerinde kalp krizi riski bulunan bir insan sağlık donanımı açısından güçlü olan ülkelerde tatil yapmayı tercih eder. Bizde deniz var, doğa var, sağlık da var. Bu süreci ülkece çok iyi kullanmamız gerekir.

Sağlık turizmi niye önemli? Kültür turizmi yapan insanlar ülkeye ortalama 900 – 1000 USD bırakıyor. Sağlık turizmi için gelenlerse ise ortalama 8000 – 9000 USD bırakıyor. O yüzden sağlık turizmini çok önemsiyorum. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı sağlık turizmine verdiği destekten ötürü de kutluyorum.” şeklinde konuştu.