• Home
  • Şah damarı tümör cerrahisi

Şah damarı tümör cerrahisi

Ender görülen bir rahatsızlık olan şah damarları tümörleri beyne giden toplardamarlara yakın bölgede olduğu için ses kısıklığı, nefes darlığı, nadir de olsa kısmi felçle sonuçlanabiliyor. Şah damarı tümörleri 3 tipten oluşuyor. Damara yapışık olmayan basit tip olarak tanımladığımız tip 1 ile damarı 180 derece saran tip 2 ve damarı 360 derece saran tip 3 dediğimiz kötü yerleşimli tümörler olarak sınıflandırılıyor. Bu tarz tümörler genellikle iyi huylu olurlar ancak bulundukları bölge itibari ile mutlaka çıkarılmaları gerekir. Çünkü burası dile, ses tellerine, nefes borusuna yakın ve hassas bir bölgedir ayrıca şah damarının ve beyne giden toplardamarların bulunduğu bölgedir. Dolayısıyla buradaki tümörler için saatli bomba tabirini kullanabiliriz.

Bazen hiç belirti vermeyebiliyor.

Ses kısıklığı ve nefes darlığının yanı sıra yutma güçlüğü, boyunda ele gelen kitle ya da ağırlık hissi yapabileceği gibi hiç belirti vermeden de ilerleyebilir. 15 santime kadar büyüyebilen fakat hiçbir şekilde belirti vermeyen ve dışarıdan kendini göstermeyen tümörler söz konusu, bazen de 3-4 santim büyüklüğünde olup kendini gösteren tümörlerden bahsedebiliriz. Sonuç olarak tümörün boyutu ne olursa olsun bulundukları bölge itibari ile mutlaka alınması gereken tümör türleridir. Şah damarı tümörlerinin tanısını Kulak Burun Boğaz uzmanları koyar. Bu yüzden saydığım belirtilerle karşılaşılması durumunda mutlaka bir Kulak Burun Boğaz Uzmanına başvurmak gerekir.

Şah damarı tümörü görüldüğü an çıkarılmalıdır

Şah damarının etrafında dilimizi hareket ettirdiğimiz sinir, yüzümüzü hareket ettiren sinir, ses sağlayan sinir, beyin toplar damarları, nefes ve yemek borularımız var. Şah damarı tümörleri büyüdüğü zaman buralara bası yapar. Eğer zamanında bu kitleye doğru müdahale yapılmazsa kitle çok büyüyor ve hasta boğularak ölebilir, felç olabilir, ses felci olabilir ya da yüzünde eğiklikler oluşabilir. Bu yüzden şah damarı tümörleri görüldükleri anda çıkarılmalıdır.

Lokal anestezi ameliyatın risklerini minimize ediyor.

Özellikle tip 1 ve tip 2 dediğimiz tümörlerin bulunduğu hastalara rutin olarak lokal anestezi uyguluyoruz. Bu ameliyatlar da Türkiye’de ve Dünyada gerçekleştirdiğimiz ilkler arasında yer alıyor. İleriki dönemde tip 3’ün de buna katılabileceğini düşünüyoruz. Şah damarı tümörü ameliyatlarında genel anestezideki standart risklerin dışında bir de yüz ve boyundaki sinirlerin zedelenme riski söz konusu. Ameliyat, yüz sinirini etkilerse yüzde gerilme ya da yüz felci, ses sinirini etkilerse ses kısıklığı, şah damarını etkilerse inme gibi pek çok risk taşıyor. Kazara bir sinir hasarı yapılsa bu da hastanın hayatına mal olabilir. Lokal anestezide ise tümörü kaldırdıkça hasta rahatsız oluyor, öksürüyor ya da şiddetli ağrı duyuyor. Biz de ona göre önlem alıyoruz. Daha yukarıdan ya da daha aşağıdan sinire dokunmadan alıyoruz tümörü. Ayrıca önemli bir değer nokta da Şah damarı tümörlerinde genel anestezi altında tansiyonla ilgili çok ciddi sıkıntılar yaşanabiliyor. Lokal anestezide böyle bir sıkıntı ile karşılaşmadık. Ameliyat ortalama 1 saat sürüyor. Hasta yoğun bakıma girmeden normal odaya alınıyor. 1-2 gün içerisinde de taburcu oluyor.


Mayıs 15, 2019
Categories:

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir